ŞİİR DÜNYASI

YAŞAR TÜRKMEN


ŞİİR TÜRLERİ



LİRİK ŞİİR

PASTORAL ŞİİR

DİDAKTİK ŞİİR

EPİK ŞİİR

DRAMATİK ŞİİR

SATİRİK ŞİİR LİRİK ŞİİR

İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. Divan edebiyatında özellikle gazeller, murabbalar, şarkılar; halk edebiyatında koşmalar, semâiler bu türe örnektir. Yeni Türk edebiyatında ise türlü nazım şekillerinde yazılmıştır.

ÖRNEK: NERDESİN? KOŞMA GAZEL

PASTORAL ŞİİR
Doğa güzelliklerini, orman, yayla, dağ, köy ve çoban hayatını ve bunlara karşı duyulan özlemleri anlatan şiir türüdür. 'Pastoral' kelimesi 'çobanlara ait' demektir. Batı edebiyatlarında doğrudan doğruya doğa manzaralarını canlı biçimde anlatan şiirlere idil, konuşma biçiminde yazılan pastoral şiirlere de eglog denir.
ÖRNEK: BİNGÖL ÇOBANLARI

DİDAKTİK ŞİİR

Belli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlâkî bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan, duygu yönü zayıf şiir türüdür. Manzum hikâyeler ve fabllar bu türe girer. EPİK ŞİİR
Konusu savaş, kahramanlık, yiğitlik ve yurt sevgisi olan ya da tarihî bir olayı coşkulu bir anlatımla işleyen uzunca şiirlere denir. Aynı anlamda destanî şiir, hamasî şiir ve kahramanlık şiir terimleri de kullanılır.
ÖRNEK: VARSAĞI FETİH MARŞI SAKARYA İSTİKLÂL MARŞI
DRAMATİK ŞİİR
Hayatın trajik, komik, korkunç bir yanını göz önünde canlandırmak ya da tiyatroda oynanmak için yazılan şiir türüdür. SATİRİK ŞİİR

Alay etmek, dalga geçmek veya güldürmek maksadıyla yazılan şiir türüdür. ŞİİR NEDİR Şiir, neredeyse dilin doğuşuyla beraber ortaya çıkan bir yazın türüdür.. Şiiri tanımlamak için binlerce ifade kullanılmışsa da doğru ve değişmeyecek bir tanıma ulaşmak olanaksız gibi görünmektedir.. Ancak, kendine ait bir dil ya da söylem kullanması,müzik ve sesle yakın ilişki içinde bulunması ve estetik bir etkileme gücünün olması herkes tarafından kabul edilebilecek özelliklerdir.. Şiirin ortaya çıkışı, insanın sesini bulması ve özellikle konuşarak iletişim kurmasını sağlayan bir dil geliştirmesi ile yaşıttır.. İnsan günlük konuşma dilinin yanı sıra özellikle değiştirebileceği ya da yansıtabileceğini düşündüğü doğayı etkilemek için bir büyü dili oluşturmuştu.. Bu dilin ritmik özellikleri şiir dilinin öncülü olarak algılanabilir.. Platon da şiiri tanımlarken "büyülü söz" ifadesini kullanmıştır..

Çağlar boyunca türküler şiirsel metinler olarak sözlü yazın örnekleri olarak yaşamışlardır..Her kültürün günlük dil kadar sık kullandığı türkülerin sosyolojik boyutu yazınsal boyutundan daha önde görülmüştür.. İşlerini yaparken türkü söyleyen insanlar bireysel ya da grupsal gereksinimlerinden dolayı farklı türlerde şiir geliştirmişlerdir.. Bu gereksinim sonucu ortaya çıkan türler Yunan kültürü etkisi altında gelişmiştir.. Bu bağlamda ilk gelişen türler lirik,epik ve dramatik şiirdir..

Bunların dışında pastoral,didaktik ve satirik diye adlandırılan türler de şiirde iç farklılaşmanın diğer örnekleridir.. Topluma ortak bir duyarlık ve bazen vicdan oluşturmak,insan-doğa ilişkisini düzene koymak, sıradan insanın gözlemleyebildiği halde ifade edemediği olayları ve olguları güzel ve farklı bir dil kullanarak gündeme getirmek ve böylece toplumun sözü olmak gibi işlevleri vardır şiirin.. Şiirin işlevi yazıldığı ya da söylendiği döneme bağlı olarak farklılık göstermiştir.. Topluma kazandırılmak istenen değerlerin sözcülüğünü yapmış, yenilikleri tanıtmaya çalışmış, demokrasi ve özgürlük kavramlarının kalıcı olmasında önemli pay sahibi olmuştur..

Şair kimdir..?


Şair öncelikle bir yazım insanıdır.. Şiir yazan ve söyleyen kişidir. İlkçağlardan günümüze kadar toplumun ileri gelenlerinden, bilici ve sözcü olduğu için toplumun kutsadığı, toplumun ortak duygu ve duyarlıklarının kaynağı olarak görülen ilerici ve dönüştürücü bir kişidir.. Ortak duyarlılıklar ve değerler toplumdan topluma değişeceği için şairlere evrensel özel değerler yüklemek doğru olmayabilir..Yine de şair kendi toplumunda düşünen,güzel söz söyleyen ve sözü dinlenen bir kişi olarak kabul ve saygı görmüştür.. Şairin toplumdaki işlevi ilkel çağlarda daha keskin çizgilerle belirlenmiş iken günümüzde belirli bir şair rolünden söz etmek daha zordur.. Bunun nedeni düşüncenin ve sözün yerini alan yeni değerlerdir diyebiliriz.. Şair yaşadığı dünyayı, olayları ve insanları herkesten farklı algılayan bir kişidir ya da olmalıdır.. İzlenimlerini halka aktarırken diğer sanatçılar kadar rahat değildir çünkü ne günlük konuşma dilini kullanabilir ne de düzyazı tekdüzeliğini.. Şairin dili diğer tüm yazın türlerinin dilinden üstün ve zahmet vericidir
(ALINTI)



DOST GÖNÜL



Balçık dolu göllerde su arınmaz,

Kalbini Allah’a vermeli insan

İyi dost demek her dosta yaranmaz,

Nurunu gönlünden saçmalı insan.



Sevda insanın içinden olmalı,

Nesil ekilmiş olanı yolmalı,

Kötülükler böyle bitip solmalı,

Temkinli davranıp sürçmeli insan.



Haramdan uzak durup helaliyle,

Bol rızk kazanmış alın teriyle,

Allah dostu imanlı kul periyle,

İnsanca yaşayıp göçmeli insan
……………….YAŞAR TÜRKMEN

KAYNANA

Anne dedim kalpten sevdim,

Yaşım Küçük, son gelindim,

Mutlu olmak için didindim,

Hiç tatlı dilini görmedim kaynana.



Çevirirsin yüzünü duvara

Darılıp durursun insana,

Ağzına ne gelirse sayarsın,

Hiç tatlı dilini görmedim kaynana.



Suçum yokken de özür dilerim

Allah için hep elini öperim

Affet diye yalvarıp dua sererim

Allah için yine de sevdim kaynana.



Vara yoğa çenen hiç durmaz,

Hasta mısın diye sorarım anlamaz

Ah! kaynana yapma bu olmaz,

Hiç tatlı dilini görmedim kaynana.



Kapının önünden ayrılmazsın,

Sesin çok gidiyor deyince susmazsın,

Kendinde hiç hata bulmazsın

Seni hiç anlayamadım ben kaynana.



15/04/2008 Sebiha Türkmen




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: nedim( impmushotmail.com ), 23.03.2011 22:57:01:
dünyaya gelmişim ama şairliğimle kendimi görmek istiyorum... saygılarımla



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:
EDEBİYAT SİTESİ
 
Kullanıcı adı:
Şifre:
ŞİİR-ŞAİR-YAZAR
 
Şiirdostu.com Link Ekle

Forum
Sinop il ve ilçeleri siteleri
 
boyabat57.com
ŞİİR-ŞAİR-YAZAR
 
 
Bugün 12 ziyaretçi (46 klik) kişi burdaydı!